Rehab Köşesi
  • Endless Abroad, Yurtdışı Eğitim'de Franchise veriyor.
  • 'Mükemmel Franchising Marka Nasıl Seçilir?' blog yazımızı okumak için Rehab Köşemizi ziyaret edebilirsiniz..
  • Dogtas Mobilya, mobilya sektöründe bayilik vermektedir.
  • Pronet, güvenlik ürünleri sektöründe bayilik vermektedir.

Piyasaya Bir Ürün ya da Hizmet Sürmeden Önce Atmanız Gereken 17 Adım

“Öyle bir ürün tasarladım ki yer yerinden oynayacak!” mı diyorsunuz? Durun hele! Hemen galeyana gelip başarı, şan, şöhret ve para hayalleri kurmak kolaydır. Ancak hangi iş kolunda faaliyet gösterirseniz gösterin piyasaya yepyeni bir ürün sunmak epey zaman aldığı gibi itinayla planlama yapmanızı da gerektirir zira acele eder ve doğru adımları atmazsanız eninde sonunda hüsrana uğramanız kaçınılmazdır.
İşte tam da bu sebeple ürün ya da hizmet lansmanlarınız konusunda sizlere yardımcı olmak için 17 maddeli bir yazı hazırladık, aklımıza gelen tüm detayları dikkatinize sunduk. Hepinize iyi okumalar ve başarılar!

1. Hedef kitlenizi iyi belirleyinÖncelikle hedef kitlenizi belirleyerek insanların sizden beklentisini anlayın. Bu konu gerçekten de çok mühimdir çünkü kullanacağız dili, vereceğiniz bilgileri ve başvuracağınız satış-pazarlama kanallarını hitap ettiğiniz kitleye özel olarak seçmeniz gerekir. Dolayısıyla hedef kitlenizi net bir şekilde tanımlarsanız kendiniz için en doğru pazarlama stratejisini belirleyebilir, hitap ettiğiniz insan profiline uygun mesajlar yaratabilir ve bu sayede müşterilerinizle güven bağı kurabilirsiniz.

2. Hedef kitlenize nasıl ulaşacağınızı bilin

Hedef kitlenizi tanıdıktan sonra onlara en etkili şekilde nasıl ulaşabileceğiniz konusuna kafa yorun. Yapacağınız reklamları ve uygulayacağınız duygusal taktikleri bu doğrultuda seçin. Tabiri caizse hedef kitlenizin “aklına girin” ve “Acaba hitap ettiğim insanlar yapacağım reklamları nasıl yorumlarlar?” sorusuna cevap bulmaya çalışın. Akabinde edindiğiniz bilgiler ve yaptığınız çıkarımlar sonucunda pazarlama planlarınızı hazırlayın.

3. Çözmeye çalıştığınız sorunun ne olduğunu iyi anlayın

İş hayatında her gün karşımıza irili ufaklı pek çok sorun çıkıyor. Peki söz konusu sorunların sebebini ve kimler için önem arz ettiğini anlamazsak çözüm üretebilir miyiz? Tabii ki hayır! Bir dakika durup düşünün, geçmişte yaşadığınız başarısızlıkları anımsayın. Mutlaka yüzleştiğiniz bazı sorunları derinlemesine incelemediğiniz, bu yüzden de mevcut duruma uygun çözümler geliştiremediğiniz olmuştur. İşte bu sebeple ne zaman tökezlerseniz “Neden acaba? Ne yaptım da düşmenin eşiğine geldim?” gibi anahtar sorular sorun. Her daim “kim” ve “neden” kelimeleri lügatınızın en önemli sözcükleri olarak dursun. Ayrıca sorunlara çözüm üretirken çeşitli denemeler yapın ve etrafınızdaki kişilere danışmayı ihmal etmeyin.

4. “İnsanlar bir şeyi neden satın alır?” sorusuna cevap bulun

İnsanlar, birtakım ihtiyaçlarını karşılamak için ürün ya da hizmet satın alırlar. Dünyadaki tüm satış ve pazarlama faaliyetlerinin temelinde de satın alma süreci yer alır. Bu yüzden kendinizi müşterilerin yerine koymalı, onların başını ağrıtan hususları anlamalı, nereden bilgi edindiklerini öğrenmeli ve kimlerin satın alım sürecini etkilediğini çok iyi bilmelisiniz. Bu bahsettiklerimiz dışında da birtakım olaylar vardır, bunlar gerçekleşince kişilerde satın alma dürtüsü ortaya çıkar. Ayrıca müşterilerin satın alma sürecindeki konumunu da bilmeniz yararınıza olacaktır. Örneğin ihtiyacını çoktan belirlemiş ve ürününüzü almayı zaten kafasına koymuş bir müşteri ile henüz tereddütte olan bir kişiye aynı şekilde yaklaşmanız doğru değildir.

Mutlaka okuyun: Satış Stratejileri

5. Sanal ortamdaki güvenliğinize önem verin

Malum, ticarette her zaman gözleri dört açıp dikkatli olmak lazım. Hele hele mevzubahis internet üzerinden satış ise mümkün mertebe ihtiyatlı davranmakta fayda var. Günümüzde pek çok sahtekâr uyanık davranarak domain adlarını, isim haklarını ve sosyal medya hesaplarını güvence altına almayan firma sahiplerinin başına bela oluyor. Yani anlayacağınız üzere herhangi bir iş kurmadan ya da girişimde bulunmadan önce tüm siber verilerinizi garantiye almalısınız. Düşünün, ABC diye bir firma kuracaksınız ama çakalın biri bunu fark etmiş ve ABC domain adını çoktan almış. Sonra gidip bu kişinin kapısını çalıyorsunuz ve “İsim hakkını 10.000 liraya sana satarım.” diyor! İşte bu gibi durumların önüne geçmek ve bilumum avukat, dava, dosya masrafı gibi maddi yükün altına girmemek için mutlaka ön araştırmanızı iyi yapın, her daim de teyakkuzda olun.

6. Ürününüzü test ettirerek gerçek potansiyelini görün

Farz edelim ki ürününüzün son hâli henüz ortada yok. Böyle bir durumda siz yine de vakit kaybetmeyin ve ürününüzü potansiyel müşterilere tanıtarak satmaya çalışın. Kimse oralı bile olmuyor mu? O zaman eğri oturup doğru konuşalım, muhtemelen ürünün son hâli piyasaya sürüldüğünde de talibi çok olmayacaktır. Kısacası ürünü erkenden test ettirerek ne durumda olduğunuzu anlayabilirsiniz. Bunun için kendinize güzel bir internet sayfası hazırlayın. Sonra bütçeniz dahilinde birtakım reklamlar yayınlayın ve insanların “Hemen al!” tuşuna tıklayıp tıklamadığına bakın. Eğer hatırı sayılır büyüklükte bir müşteri portföyüne ulaştıysanız ürününüz test edilip onaylanmış demektir.

7. Rekabet ortamını tanıyın ve farkınızı ortaya koyun

Start-upların ekonomiyi derinden etkilediği günümüzde sürekli yeni yeni şirketler kuruluyor, bu firmalar adeta “Biz de yaparız! Biz de pastadan payımızı alırız!” naraları atarak piyasaya çıkıyor. Size naçizane tavsiyemiz, lütfen böyle bir “sürü psikolojisi” gütmeyin ve kendinizi akıntıya bırakmaktansa sizi farklı kılacak girişimlerde bulunun. Mesela markanızı öne çıkaracak özellikleri keşfedin ve icabında trendleri hiçe sayarak “Gelecekte buradan ekmek çıkar!” dediğiniz boşluklara yönelin. Unutmayın, bugün dünyanın en başarılı markaları piyasaya çıktıklarında alanlarında birer ilktiler. Siz de gözünüze kestirdiğiniz iş kollarında lider olmaya çalışın ve her daim inovasyona önem verin.

Mutlaka okuyun: Rekabetle İlgili Bilmeniz Gerekenler

8. Eşi benzeri görülmemiş işlere yönelin

Bu tarz yazılarda hep bas bas bağırıyor, “Başkalarının milyonlarca kez kalkıştığı işlere girişmeyin!” diye okurları uyarıyoruz ancak gelin görün ki insanlar hâlâ bu tavsiyelerimizi kulak ardı ediyor. Ne yapın edin ama sürekli yenilikçi ve değişik olmaya çalışın. Bu doğrultuda önce pazarı araştırın ve sunduğunuz ürün ya da hizmetlerin benzerlerini bulmaya çalışın. Baktınız, ürün ve hizmetlerinizin çok benzerleri zaten piyasada var, işte o zaman dikkatli olmanız lazım. Böyle bir durumda vaktinizi boşa harcamayın ve keşfedilmemiş sulara yönelin.

9. Ücretsiz deneme ya da demo hazırlayın

Ürün ya da hizmetlerinizi piyasaya sürmeden önce ücretsiz deneme versiyonları ya da demolar hazırlayarak insanların yorumlarını alabilir, böylelikle önemli geliştirmeler yapabilirsiniz. Ayrıca bu sayede kullanıcılar ürün ya da hizmetlerinizden tam olarak nasıl yararlanabileceklerini de görmüş olurlar. Sunduğunuz ürün veya hizmetlerin pazardaki beklentilerini karşılayıp karşılayamadığını görmek gelecekteki başarınızı belirleyen en mühim etkenlerden biridir.

10. Kapsamlı bir stratejik plan yapın

Her ne satıyorsanız satın, öncelikle kafa yorup kapsamlı bir strateji geliştirmelisiniz. Pazarı değerlendirmeli, rekabeti iyi analiz etmeli, güçlü ve zayıf yönlerinizi belirlemeli, sağlam bir pazarlama taktiği oluşturmalısınız.

11. Şirketiniz içinde birlik ve beraberliği sağlayın

Şirket çalışanlarınız pazarlama, ürün lansmanı, müşteri hizmetleri ve satış gibi pek çok konuda aynı idealler doğrultusunda hareket etmelidir. Eğer çalışanlarınız arasında dayanışmayı sağlayabilir ve herkesin aynı idealleri savunmasına ön ayak olabilirseniz müşterilerinize en iyi deneyimleri sunar, böylece uzun vadede başarıyı yakalayabilirsiniz.

12. Kendinize has bir marka çizgisi yakalayın

Güçlü bir marka yaratmakla iş bitmez; sonrasında bu markaya bir kişilik ve çizgi katmanız da gerekir. Daha kim olduğunuzu bilmiyorsanız ve dünyaya ne gibi hizmetler sunacağınızdan bihaberseniz piyasaya çıkmayın bile! Günümüzde “istikrar” tüm markalar için en önemli unsurdur diyebiliriz. Bu yüzden şirketinizi temsil eden tüm çalışanları ortak paydada buluşturmalı, onlara marka çizginizi benimsetmelisiniz.

Mutlaka okuyun: Markalaşmak İsteyenlere

13. Ürünlerinizi erkenden satın alanlara ayrıcalıklar tanıyın

Ürünlerinizi piyasaya sürmeden önce öyle bir ortam yaratın ki insanlar kendilerini sizden alışveriş yapmaya mecbur hissetsinler. Bunun için ön sipariş verenlere indirim hakkı tanıyın ve potansiyel müşterilere ürününüzü bedava deneme şansı verin. Böylece ürünlerinizi son derece başarılı bir şekilde tanıtıp kullanıcıların kalplerini kazanabilirsiniz. Ayrıca ücretsiz denemelere katılan insanların düşüncelerini de öğrenerek ürünlerinizi geliştirmek için harika fikirler edinebilirsiniz.

Mutlaka okuyun: Reklam ve Pazarlama Yöntemleri

14. Hiç durmadan denemeler yapın

Yeni bir ürün ya da hizmet sunmak herkesin harcı değildir. Bunu yapmadan önce her marka birtakım testler uygulamalı ve sonuçlarını yakından takip etmelidir. Geri bildirim ve bilgi toplamak, hedeflerinize ulaşmanız doğrultusunda size kolaylık sağlar. Elbette bu esnada pazarlamanın önemini göz ardı etmemeli, sosyal medya hesapları ve internet sayfaları gibi platformlardan her daim en iyi şekilde yararlanmalısınız.

15. “Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır.” felsefesiyle hareket edin

Bugün baktığınızda piyasaya çeşitli ürünler süren pek çok firma var. Bu firmaların sahipleri belirli konularda belki de kitap yazacak kadar bilgililer. Ancak yine de hâlâ kendilerini geliştirmeleri gereken pek çok alan olduğu da yadsınamaz bir gerçek. O hâlde piyasaya yeni bir ürün çıkarmadan önce neyi bilip neyi bilmediğinizi belirleyin, eksik yönlerinizi giderecek niteliklere sahip elemanlarla çalışın, hatta gerekirse bazı işler için dışarıdan destek alın. Eğer bir adım ötenizi planlamadıysanız ve gelecekte hangi konularda zorluk çekeceğinizi öngöremiyorsanız kısa vadede elde ettiğiniz başarılar ileride bir anda felaket derecesinde büyük başarısızlıklara dönüşebilir. Bu duruma düşmemek için ön hazırlığınızı iyi yapın, öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin, öğrenemeyeceğiniz şeyler için de üç beş kuruş yatırımdan kaçmayarak dışarıdan destek alın.

16. Sizi siz yapan hikâyeyi iyi bilin

Hikâyenizi öyle bir özümseyin, öyle bir içselleştirin ki girdiğiniz her ortamda basına, yeni müşterilere ve iş birliği yapabileceğiniz diğer markalara gönül rahatlığıyla anlatabilin. Kim olduğunuzu, ne iş yaptığınızı, nihai hedeflerinizi ve size ilham veren şeyleri net bir şekilde ifade edemiyorsanız sattığınız ürün ya da hizmetlerin değerine kim inanır? Peki etkileyici bir hikâye yazmak, bunu da hatmedip her yerde anlatmak için ne yapmalısınız? Cevap çok basit, halkla ilişkiler konusunda işinin ehli olan insanlarla çalışın, mevcut hikâyenizi bu kişilere allatıp pullatın ve her türlü dijital mecrada anlattırın.

Mutlaka okuyun: 10 Muhteşem Marka Hikayesi

17. Asla yerinizde saymayın

Bazı şirketler belirli ürünlere o kadar çok vakit harcar ki onları piyasaya sürene kadar trendler değişir ve ürün fiyasko olarak tarihe geçer. Size tavsiyemiz, hiçbir şey için aşırı derecede vakit harcamayın, ürününüzü belli bir seviyeye getirdikten sonra hemen piyasaya sürün ve bir sonraki model ya da versiyon için çalışmaları başlatın. Tüketicilerden alabileceğiniz geri bildirimler için gözlerinizi dört açın. Yaptığınız hataları üstlenin, sorumluluğu kabul edin ve sorunları çözmek için işe koyulun. Bu şekilde müşterilerin sadakatini kazanmakla kalmaz, aynı zamanda geri bildirimlere canı gönülden kulak veren “yenilikçi bir şövalye” olarak nam salarsınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda
Giyim
Hizmet
Pazarlama
Tedarikçi
Ürün